Sayfalarına baktığınız takvimin aslında bizleri bir kuralın altında tutmak için dizilmiş rakamlar olduğunu fark ettiniz mi hiç? Ya da aylara, haftalara, günlere, saatlere hatta saniyelere bölünmüş hayatlarımızda, doğumdan ölüme nasıl da bir sistematiğin içine alındığınızı, özgür düşüncenizin, özgür istekleriniz sınırlandığını hiç düşündünüz mü? Ben düşünüyorum ve çok da takmıyorum yeni yılı ve onun getirdiği tüm sahte kavram ve kuramları. Saya saya geçirdiğimiz ömür günlerimizin dilim dilim hale getirilmesini ve o dilimler içerisinde çok azına sahip olmamızı, insan doğasına ve insan aklına ters buluyorum. Ben rakamların, sayıların yazılan çizilenlerin hayatlarımızı abluka altına almanın ve bir sisteme bağlı tutmanın yollarından biri olarak görüyorum. Yeni bir yıldayız, eskiyen çağlardan geriye kalan. Kendimizi yeni çağın insanı olarak addediyoruz, her türlü ilkel kalmışlığımıza rağmen. Çünkü halen öldürüyor, savaşıyor, kan döküyor, empati kurmuyor ve egolarımızı yenemiyoruz. Binyıllar sonra geldiğimiz bu yeni yılda bile halen huzuru, barışı ve refahı arıyoruz, halen gezegende hem insan öldürüp hem de nasıl huzuru buluruz diye yollar arıyoruz.

“Yeni” bizler için değil, bizleri yönetenler, sitemleri kuranlar ve finans kapital için. Onlar yarattığı ya da tasarladığı her yeniliği bir kobay misali çoğunluğun, yani bizlerin üzerinde denemekteler ve gerçekte amaçlarının ne olduğunu bilmediğimiz bu denemeleri bize “yeni ve iyi” olarak iteleyip kakalamakta çok ustalar. Dünyanın birçok coğrafyasında aslında hiç de kendisine ait olmayan problemlerle, yaşam zorluklarıyla dolu birçok toplum ve insan görüyoruz, hepsi suni, hepsi dayatılmış, hepsi organize ve zalimce zorluklar, sorunlar içinde yaşayan. Yeni bir yıla girdik, lakin her şey eskisi gibi, her şey eskisinden de berbat durumda. Dünya ve insanlık halen bir diken üstü hayat sürdürmekte, ne olacağımıza ne yapacağımıza birçoğumuz daha karar verememişiz. Alışılageldik bir şey, her şeyin iyi olmasını umut etmek. Oysa dünya başka bir karanlık yörüngeye giriyor insanlıkla alakalı tüm konularda. Akıl çapımız yaşadığımız yıllarla sınırlı kalıyor. Bizi bu hale, bu güne getiren insanlık tarihimizi, geçmişimizi bilmiyoruz, tanımıyoruz bile. Geçmişimizi tanımadığımız için geleceğimize yön çizemiyoruz. Çok azımız durumun farkında ve geleceğe başka gözle, planla bakıyor ve organize ediyor.

Peki biz yeniye ne kadar hazırız? Yeni tasarlanan dünya düzeninde, yöneten zümrenin yeni yetmeleri, yeni çağdaki yeniliklerini üzerimizde patır patır denerken kurulan bu yeni oyunlara ne kadar hazırladık kendimizi? Ne kadar içinde olacağız oyunun? Yeninin iyi olması için hazırlıklı olmak gerekir, yeniye hazırlanmak yeniyi doğru karşılamak, yeninin yer edebilmesi için yer açmak gerekir. Ve yeni değişim demektir… Bakmayın siz öyle umut dolu janjanlı konfetili ağdalı yeni yıl yazılarına ve mesajlarına. Elbette ki umut aşılama adına ve sistemi yürüten ağababaların hatırına, toplumların ve insanlığın ağzına bir parmak bal çalınacak “umut” diye diye… Eli kalem tutan, ağzı laf yapan hemen herkes tek bir merkezden yönetilircesine “Yeni yıl, yeni umutlar” düdüğünü öttürecek ve biz insanlık, altında ezildiğimiz bu sistemlerin bizi daha iyi yaşatacağına umut besleyerek alkış tutacağız yazılanlara söylenenlere. Yazılanlar çizilenler arasında da yeni bir şey yok aslında. Nerdeyse hiçbir şey yeni değil ve insanlığın bu akıl çapıyla uzun bir sürede yeni bir şey olmayacak. Her şey çoktan yazıldı çizildi planlandı, sadece yeri ve zamanı geldiğinde karşımıza çıkartılıyor. Bakmayın kalemşörlerin yeni bir şeyler yazdığına. Yazdıkları her konu verdikleri her umut eski hem de gayet eski.

Biraz kara mizah gözüyle bakıp tanımlarsak eğer, dünyada yazılmamış konu kalmamıştır. Böyle bakıldığında her şey Antik Yunan’da olup bitmiştir bile. En uç konular bile kullanılmıştır. Oidipus, anasıyla yatmıştır, Medea çocuklarını kesmiştir; aşkların, savaşların, tutkuların, entrikaların umutların, yeni vaatlerin bizlere yazılacak bir yanı kalmamıştır. Shakespeare’e gelinceye kadar bile çoktan tükenip gitmiştir tarihin konu deposu. Kendinizi yeniye hazırlayın, okuyun, araştırın, anlamaya çalışın ve sorgulayın. Sayılarla, rakamlarla, kavram ve kuramlarla ablukaya alınmış aklınızı ve insanlığınızı özgürleştirin, hatta zamanı sorgulayacak kadar özgürleşin.

Yeni yılın eskilerden daha başka, daha iyi, daha güzel ve daha insancıl olması temennisiyle…

Durch die weitere Nutzung der Seite stimmst du der Verwendung von Cookies zu. Weitere Informationen

Die Cookie-Einstellungen auf dieser Website sind auf "Cookies zulassen" eingestellt, um das beste Surferlebnis zu ermöglichen. Wenn du diese Website ohne Änderung der Cookie-Einstellungen verwendest oder auf "Akzeptieren" klickst, erklärst du sich damit einverstanden.

Schließen