Elden gitmeden değer ve kıymetini anlayamadığımız iki şey vardır: Sağlık ve Gençlik” demiş atalarımız. Ne kadar da doğru! Sağlıkla ilgili her haberin en çok okunan yazı olduğu gazetecilikte bilinen bir gerçektir. Bazı haberler bilgi kaynağı iken, bazıları da küçük yollu da olsa panik ve korkuya yol açarak reyting kavgasında başvurulan hilelerden biridir. Ancak, bu kez durum biraz farklı. Dünya panikte, hatta teyakkuzda diyebiliriz. Dünyayı korkutan yeni tehlikenin adı ise: 2019-nCoV. Yani corona virüsü!


Dünya Sağlık Örgütü WHO’nun resmi salgın uyarısından sonra dünya genelinde var olan ve sanal medyada hızla yayılan “corona korkusu” bilim adamları ve siyasetçileri de kapsadı. Çin’in Vuhan şehrinde ağırlıklı olarak ortaya çıkan yeni corona virüsü salgını hemen tüm ülkelerde özel güvenlik önlemleri alınmasına neden oldu. Evet, Çin’den gelen haberler ürkütücü. Büyük olasılıkla turizm ve ekonomik gelir kaybına uğramaktan endişe eden Çin salgınla ilgili gerçekleri pek açıklamıyor. Bu nedenle batılı ülkeler dış istihbarat örgütlerini harekete geçirerek, Çin’den tüm dünyaya yayılan salgınla ilgili gerçekleri kendi öz istihbarat kaynaklarından almaya çalışıyor.


Yazının hazırlandığı sırada virüse yakalanan ve ölenlerin sayısı nerdeyse saat başı değişiyordu. Alman Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre Almanya’da virüsü taşıyıp da karantinaya alınan hasta sayısı sekiz. Dünyanın yeni kabusu corona virüsünden ölenlerin sayısı 304. Dünya genelinde virüslü hasta sayısı ise 14 bin 380. Bu sayıların gerçekte çok daha yüksek olduğunu tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok sanırım. İnternette dolaşan videolara göre Çin’de virüslü hastalar yolda yürürken aniden düşüyor ve kimileri olduğu yerde hayatını kaybediyor.


Almanya, Türkiye ve daha birçok ülke Çin’de salgın bölgesinde yaşayan vatandaşlarını gönderilen özel uçaklarla geri getirip ikişer haftalık karantinaya alıyor. Kuluçka süresi 14 gün olduğu belirtilen corona virüsü önümüzdeki günlerde muhtemelen daha çok can yakacak. Bilim adamları virüsün Çin’de çok yaygın olan ve sürüngen hayvanların açık pazarda satılıp yenmesinden ve bu yüzden de öldüren virüsün sürüngenlerden insanlara sıçradığı ihtimali üzerinde duruyor. Ve virüse karşı aşının en erken 2-3 ay içinde çıkacağı tahmin ediliyor.


Alman Sağlık Bakanı Jens Spahn, ülkede virüse karşı tüm önlemlerin alındığını ve hastanelerin gerekli donanıma sahip olduğunu açıklarken, Çin’i kasıp kavuran, uluslararası uçak trafiğine kapatan salgının Almanya’da büyük bir salgın tehlikesine yol açmayacağını ifade ediyor. Robert Koch Enstitüsü de bu görüşe katılarak, “Paniğe gerek yok!” mesajı veriyor. Alınan önlemler dahilinde pilotların Alman havaalanlarına inmeden önce kuleye, yolcular arasında olası ateşli vakaları bildirme zorunluluğu da yer alıyor.


Sevgili okurlar, salgının yol açtığı tehlike malum, ancak yaşadığımız ülkede alınan önlem ve imkanların bir paniğe gerek olmadığının da kanıtı. Yine de tedbiri elden bırakmamak gerekiyor. Uzmanlar virüse karşı korunmayı şöyle yorumluyor: El temizliğine dikkat edin. Elinizi mutlaka sabunla yıkayın. Öksürük ve hapşırma kurallarına uyun, mümkünse kalabalık yerlerden uzak durun, ateşli ve grip hastalarına yaklaşmayın, sarılmayın, selamlama için de olsa öpüşmeyin. Sağlığın her şeyin başı ve sağlıktan büyük bir zenginlik olmadığı bilinci ile hepinize sağlıklı, huzur ve mutluluk dolu günler dilerim. Sağlıcakla kalın.

Durch die weitere Nutzung der Seite stimmst du der Verwendung von Cookies zu. Weitere Informationen

Die Cookie-Einstellungen auf dieser Website sind auf "Cookies zulassen" eingestellt, um das beste Surferlebnis zu ermöglichen. Wenn du diese Website ohne Änderung der Cookie-Einstellungen verwendest oder auf "Akzeptieren" klickst, erklärst du sich damit einverstanden.

Schließen