Koronavirüs nedeniyle insanların geçirdiği zor dönemi değerlendiren eğitim bilimci Kubilay Gündüz, “Böyle dönemlerde, iç içe geçen pek çok yoğun duygunun yaşanması olağandır” dedi.

EĞİTİM bilimci Kubilay Gündüz, tüm dünyanın geçtiği zor süreçle ilgili olarak bir değerlendirme yaptı. RHEİN MAİN HABER’e açıklamalarda bulunan Gündüz, bu duruma farklı açılardan bakıp yaklaşılması gerektiğini söyledi. Gündüz, “Güneş inadına içimizi ısıtıyor, doğa bize güzellikleriyle merhaba diyor. Haydi güzel ve olumlu enerji oluşturalım” dedi.

STRES KAYNAKLARI

GÜNDÜZ, “Yaratılışımız gereği hayatta kalmak en temel evrimsel motivasyonumuzdur. Tehlike ve tehdit karşısında kendimizi korumaya programlanmış ve hayatta kalmaya çalışmaya ayarlanmış birer canlılarız. Varlığımızı, sağlığımızı ve bütünlüğümüzü tehdit eden her tür dış etken bizim için bir stres kaynağıdır. Dünyayı etkisi altına alan pandemi Covid-19 virüsü, hepimizi psikolojik olarak ölüm korkusuyla karşı karşıya getirdi. Panik atak yaşadığımız süreci, farkında olmadan kendimizi psikolojik olarak kötü hissetmeye daha yatkın bir süreç yaşamaktayız” diye konuştu.

TEPKİLER NORMAL

GÜNDÜZ, izlenilen haberler, farklı ülkelerden gelen görüntüler ve vaka sayıları ile birlikte insanların iç dünyasını korku faktörüyle kuşatmış durumda olduğunu kaydetti. Zor zamanlarda ve böyle travmatik olaylar sonrasında belirli tepkilerin yaygın olduğuna dikkat çeken Kubilay Gündüz, “Ve bu tepkiler, ‘anormal bir duruma verilen normal tepkiler’ olarak tanımlanır” dedi.

Böyle dönemlerde iç içe geçen pek çok yoğun duygunun yaşanmasının olağan olduğunu vurgulayan Gündüz, şöyle konuştu: “Korku, kaygı, panik, kızgınlık, öfke, suçluluk, çaresizlik ve umutsuzluk, inişli çıkışlı olarak yaşanabilir stres karşısında ortaya çıkan en yaygın üç stres tepkisi, savaşmak, kaçmak ya da donmaktır. Her bireyin kendi yapısına, mizacına ve yaşamsal gelişim hikayesine göre stres tepkileri birbirinden farklı olabilmektedir.”

FIRSATI DEĞERLENDİRELİM

YAŞADIĞIMIZ pandemi karşısında kimi insanların korkularının çok daha yoğun olduğunu ve aldıkları güvenlik tedbirlerinin azami düzeyde olduğunu belirten Gündüz, “Yaşanılan Covid 19 virüs salgını korkusu ile zihinsel meşguliyetleri de aşırı olurken, tam aksine tepki gösteren insanlar, riski ciddiye almama, gerçeklikten kaçma, kaçınma ve hatta inkar etme ve yok sayma eğiliminde olabiliyor.

Kimi insanlar ise korku ve kaygıdan neredeyse paralize olmuş durumda, yani sağlıklı düşünemez, harekete geçemez halde tepkisiz durumda kalmaktadırlar. Hayata olumlu bakma zamanı” dedi. Eğitim bilimci Kubilay Gündüz, yaptığı açıklamada şöyle konuştu: “Evlerinize belki de uzun zamandır daha dikkatli bir gözle bakmadınız. Belki şimdi giysilerinizi elden geçirme, eskileri elden çıkarma, dolaplarınızı, çekmecelerinizi, kütüphanenizi düzenleme, yenileme vaktidir. Haydi, tüm aile bireyleri olarak ‘evde kal’ çağrısıyla yapmaya fırsat bulamadığımız tüm değerli anlarımızı gerçekleştirelim.

Eşyalarınızı gözden geçirirken öncelikle gereksiz yığınlardan arınır ve hayatınızla ve zihninizin tıkalı olan kimi yönlerinin açılmaya başladığını fark eder, hafiflemiş hissedersiniz. İnsanlar bilgi sahibi olmaya başladıklarında hayatlarını daha kontrol altına alarak, öz güven duygusunu beslemiş olurlar.”

RUHUNUZU BESLEYİN

GÜNDÜZ, sağlam bilgilerin yaş durumuna göre çocuklarla da paylaşılabildiğini kaydetti. Çocukların bu gibi durumlarda ne yapılıp yapılma-yacağını bilmeleri ve sorumluluk almalarının önemli bir konu olduğuna işaret eden Gündüz, “Bu onları büyütür, geliştirir” dedi.

Gündüz, “Peki, genelde nasıl bilgiler paylaşmalı?” sorusuna ise şöyle cevap verdi: “Cesaretlendirici yazı ve makaleleri okuyarak çevrenizle paylaşabilirsiniz. Bununla birlikte yalnız yaşamakta olan dost, arkadaş ve komşularınızla ilişkinizi de önemseyerek ve mümkünse sorumluluk alıp ihtiyaçlarını sorarak, yardımlaşmaya, gereksinimlerini tamamlamaya özen gösterebiliriz.

Böylesi bir davranış kendimizi iyi hissetmemize iyi gelecektir. Bu gibi zor zamanlar karşılıklı dayanışma, birbirine destek olma, insanlığımızı hatırlayıp yeşertme zamanıdır. İnternette Whatsapp grupları kurularak destek ve daya-nışma ortamları yaratabiliriz. Ruhumuzu beslemek ve güzelleştirmek için çok iyi bir fırsat.”

Durch die weitere Nutzung der Seite stimmst du der Verwendung von Cookies zu. Weitere Informationen

Die Cookie-Einstellungen auf dieser Website sind auf "Cookies zulassen" eingestellt, um das beste Surferlebnis zu ermöglichen. Wenn du diese Website ohne Änderung der Cookie-Einstellungen verwendest oder auf "Akzeptieren" klickst, erklärst du sich damit einverstanden.

Schließen